<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>blog: I am not impressed</title>
    <link>http://www.sosyomat.com/</link>
    <language>tr-tr</language>
    <ttl>40</ttl>
    <description>blog: I am not impressed</description>
    <item>
      <title>"..ikimizin de kedi oldugu ba&#351;ka bir hayatta" (*)</title>
      <description>yaln&#305;zca sana ve bana ait olmayan bir zamanda kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;k, ne yaz&#305;k.

masumduk; ben senden &#246;nce tan&#305;m&#305;&#351;t&#305;m di&#287;erlerini, sen beni bilmeden ya&#351;am&#305;&#351;t&#305;n ne ya&#351;ad&#305;ysan, sorgusuz.

bir s&#252;r&#252; ten vard&#305; dudaklar&#305;mda, bir s&#252;r&#252; koku kar&#305;&#351;m&#305;&#351;t&#305; koynuna. 

kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;&#287;&#305;m&#305;zda kire&#231; gibi katran gibi bir his vard&#305; dilimin ucunda; d&#252;n veya ondan &#246;nceki g&#252;nden kalma de&#287;il, bir ya&#351;amdan geriye kalan ac&#305; bir tat. 

siyak, &#231;elik ve so&#287;uk maskeler vard&#305; aram&#305;zda. sen ya&#351;anm&#305;&#351;l&#305;klar&#305;n&#305; koyuyordun araya, ben k&#305;r&#305;kl&#305;klar&#305;m&#305;. kabuk tutmadan kanayan yaralar&#305;m&#305;z vard&#305;.

oysa ki, saklamba&#231; oynarken ayn&#305; yere saklanan iki &#231;ocuk gibi anl&#305;yorduk birbirimizi. 

a&#351;k&#305; an&#305;msatan firar-i d&#252;&#351;lerimiz vard&#305; belki de, kendimize bile itiraf etmeden g&#246;rmezden geldi&#287;imiz. 

&#231;&#252;nk&#252; akl&#305;ndan bir say&#305; tut deseler, ayn&#305; say&#305;y&#305; tutacak kadar yak&#305;nd&#305;k. siyah beyaz bir foto&#287;raf karesindeki arnavut kald&#305;r&#305;m&#305;n ta&#351;lar&#305; kadar uyumluyduk, uyarl&#305;yd&#305;k. 

birbirinize &#231;ok yak&#305;&#351;&#305;yorsunuz denmesi gereken asl&#305;nda bizdik. heyhat, manilerimiz vard&#305;; a&#351;ktan bile &#246;nemli, sudan olmayan bahanelerimiz.

ne konu&#351;sak ba&#351;kalar&#305; &#231;&#305;k&#305;yordu a&#287;z&#305;m&#305;zdan, biz susarken bile konu&#351;maya devam eden bir ba&#351;kalar&#305;.

ba&#351;kalar&#305;n&#305;n koydu&#287;u kurallara dahil olduk sonra, yanyana olmamal&#305;yd&#305;k. biz de en kolay&#305;n&#305; se&#231;tik, iki zay&#305;f, olmad&#305;k.

g&#252;nler ge&#231;ti, sen sustun, ben konu&#351;amad&#305;m, yapamad&#305;k.

sen bir han&#231;er saplad&#305;n akl&#305;na, beni ikiye ay&#305;rd&#305;n d&#305;&#351;ar&#305; &#231;&#305;karmak i&#231;in hayallerinden. ben arkama d&#246;n&#252;p bakamad&#305;m, cesaret edemedim. ayr&#305;l&#305;nca, ay&#305;l&#305;nca, g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m ilk soka&#287;a dald&#305;m ve yine sakland&#305;m. 

&#351;imdi, yeniden, beraber sakland&#305;&#287;&#305;m&#305;z yerdeyim.

gelecek misin, umudum yok, bizi bulmadan onlar.
.
.
.
bu hayatta olmasa bile, ikimizin de kedi oldu&#287;u ba&#351;ka bir hayatta.

.


(*) Ba&#351;l&#305;k "Vanilla Sky" filminden al&#305;nt&#305;d&#305;r.</description>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2008 23:15:32 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">2219850-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/2219850</link>
    </item>
    <item>
      <title>istanbul'da bir yaz hikayesi...</title>
      <description>""I.""

sen solu&#287;unla i&#231;tin geceyi,
ben nefesimle s&#246;nd&#252;rd&#252;m ate&#351;i.

""II.""

yan&#305;mda uyurken sen,
ben hi&#231; uyuyamad&#305;m.

uyanmaktan korktu&#287;um i&#231;in,
uykuya dalamad&#305;m.

g&#246;&#287;s&#252;mde uyurken bedenin,
nefesimle kokuna sar&#305;ld&#305;m.

er ge&#231; gidece&#287;ini bildi&#287;im i&#231;in,
varl&#305;&#287;&#305;n&#305;n tad&#305;n&#305; &#231;&#305;karamad&#305;m.

dokunmaya &#231;ekindi&#287;im i&#231;in sana,
ruhumla y&#252;z&#252;n&#252; ok&#351;ad&#305;m.

yan&#305;ndan bir h&#305;rs&#305;z gibi ayr&#305;l&#305;p,
sessizce ka&#287;&#305;t kaleme sar&#305;ld&#305;m.

yazmakla yazmamak aras&#305;nda,
mecbur oldu&#287;umu anlad&#305;m.

ilham almak i&#231;in odaya d&#246;n&#252;p,
yast&#305;&#287;a sar&#305;lan y&#252;z&#252;ne bakt&#305;m.

sabah girmesin diye odaya,
perdeleri s&#305;k&#305;ca kapad&#305;m.

bir masal&#305; ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305; bildi&#287;imden,
kafiyelerden uzakla&#351;amad&#305;m.

""III.""

masalla ger&#231;ek aras&#305;nda, 
anlamakla anlatmak aras&#305;nda,
geceyle sabah aras&#305;nda,
avrupa'yla asya aras&#305;nda,
ka&#287;&#305;tla kalem aras&#305;nda,
alkolle duman aras&#305;nda,
limonla tuz aras&#305;nda,
yorganla yatak aras&#305;nda,
dudakla ten aras&#305;nda,
dokunmakla &#246;p&#252;&#351;mek aras&#305;nda,
uykuyla uyan&#305;kl&#305;k aras&#305;nda,
yerle g&#246;k aras&#305;nda,
do&#287;ruyla yanl&#305;&#351; aras&#305;nda.

ben'le senin, 

ikimizin
aras&#305;nda.

""IV""

sonra 
sabah 
gelir 
apans&#305;z.

geceden ne varsa a&#231;&#305;&#287;a &#231;&#305;kar,
ya&#351;anm&#305;&#351;lar&#305; yarg&#305;lar, 
ya&#351;anmam&#305;&#351;lar&#305; kutsar,
dara&#287;a&#231;lar&#305;n&#305; &#231;atar,
mahkemeler ba&#351;lar.

sabah
yan&#305;ndan ayr&#305;lmadan bakt&#305;&#287;&#305;nda y&#252;z&#252;ne son kez,
anlars&#305;n;
gece y&#252;z&#252;nde varolan mutlu ifade,
keskin g&#252;ne&#351;e bakan bir &#231;ift g&#246;z gibi k&#305;s&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r,
kimsesizle&#351;tirilmi&#351;tir.

yanl&#305;&#351; sand&#305;&#287;&#305; do&#287;rular,
do&#287;ru sand&#305;&#287;&#305; yanl&#305;&#351;lar.
yan&#305;nda olmak istersin,
ama sonunda her koyun kendi baca&#287;&#305;ndan as&#305;lacakt&#305;r.

""V.""

o sabah,
hayat&#305;mda ilk kez bir kad&#305;na beyaz bir g&#252;l verdim.

k&#305;r &#231;i&#231;e&#287;i sevgiyi itiraf eder,
k&#305;rm&#305;z&#305; g&#252;l a&#351;k&#305;.

orkide &#231;o&#287;u zaman aristokratt&#305;r,
papatya ise bal gibi &#231;ocuksu.

beyaz 
g&#252;l&#252; 
ise
yaln&#305;zca 
s&#246;yleyecek 
s&#246;z&#252;n&#252;n 
ne 
oldu&#287;unu 
bilemeyenler 
verir.

bi'de "gitme" demek isteyenler
ve
"kal" demeye cesaret edemeyenler.

""IV."" 

beklemek.

mecbur kald&#305;&#287;&#305;n i&#231;in de&#287;il
tercih ederek beklemek.

gelmesini isteyerek beklemek,
gelece&#287;ini sanarak beklemek.
gelmeyece&#287;ininden korkarak beklemek,

-vakur ve ma&#287;rur bir g&#252;l&#252;mseme ile kabullenirsin bazen. hayat sana fazla se&#231;enek b&#305;rakmad&#305;&#287;&#305;nda, kaderine raz&#305; olmak durumunda kal&#305;rs&#305;n. bazen tercihlerinin bedelini &#246;dersin, bazen elinde olmayanlar&#305;n. kadere inanmasan da, hayatta her&#351;eyin istedi&#287;in gibi olmayaca&#287;&#305;n&#305; bilirsin. elinde de&#287;ildir bu sefer ve sana yaln&#305;z beklemek kal&#305;r. bekleyi&#351;in en k&#305;sas&#305; bile bekleyen sen isen y&#305;llar al&#305;r.

ya&#351;lanmak, bekledi&#287;imiz anlar&#305;n toplam&#305;d&#305;r.

inananlar dua eder beklerken, inanmayanlar umut eder.

geceleri uyan&#305;rs&#305;n mutsuzluktan, bekledi&#287;in karabasan&#305;nd&#305;r, sinenin &#252;zerindeki kayad&#305;r. nefes alamazs&#305;n, tavana bakars&#305;n. ilk kez gecenin karanl&#305;&#287;&#305;nda pencereden bakars&#305;n, yata&#287;&#305;nla yeniden tan&#305;&#351;&#305;rs&#305;n. yast&#305;k kabul etmez seni, yorgana sar&#305;l&#305;rs&#305;n.

bekleyenler hep ama hep yaln&#305;zd&#305;r. 

iki ki&#351;i ya&#351;an&#305;r her&#351;ey, beklemek ise tek ki&#351;iliktir.-

sana demi&#351;tim, hat&#305;rlar m&#305;s&#305;n?
ilk g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m g&#252;n biliyordum yeniden g&#246;rece&#287;imi seni, diye.
ilk g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m g&#252;nden o geceye kadar bekleyen ben de&#287;ildim; ak&#305;p ge&#231;en zamand&#305; sadece.

&#351;imdi ise bekliyorum,
y&#252;z&#252;m avu&#231;lar&#305;m&#305;n aras&#305;nda.

elimden gelenin en iyisi oldu&#287;u i&#231;in de&#287;il,
tercih etti&#287;im i&#231;in,
gelmeni istedi&#287;im i&#231;in bekliyorum.

""VII.""

ge&#231; gelen ba&#351;lang&#305;&#231;:

kendi ellerimle bir masal yapt&#305;m,
i&#231;ine seni haberin olmadan katt&#305;m.
ben geldi&#287;imde sen yoktun asl&#305;nda,
d&#252;&#351;&#252;mde, sana, senin kadar yer a&#231;t&#305;m.


(*) Okudu&#287;unuz yaz&#305; May&#305;s 2008'de yedi b&#246;l&#252;m halinde yay&#305;nlanan bloglar&#305;n birle&#351;tirilmi&#351; metnidir.
</description>
      <pubDate>Fri, 12 Sep 2008 18:45:04 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">2029930-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/2029930</link>
    </item>
    <item>
      <title>kad&#305;n'&#305;m..</title>
      <description>sen, ne istedi&#287;ini bilmiyorsun kad&#305;n'&#305;m.

yaz&#305;n kar&#305; &#246;zl&#252;yorsun, k&#305;&#351;&#305;n g&#252;ne&#351;i d&#252;&#351;l&#252;yorsun. 

seneler pastel boyalarla y&#252;z&#252;ne k&#305;r&#305;&#351;&#305;klar &#231;iziyor, sen sa&#287;&#305;nla solunu kar&#305;&#351;t&#305;r&#305;yorsun. patikada kar&#351;&#305;na &#231;&#305;kan iki yoldan her daim ve &#305;srarla yanl&#305;&#351; olan&#305;n&#305; se&#231;iyorsun. 

olmay&#305; istedi&#287;in kad&#305;n sen de&#287;ilsin asl&#305;nda ve yine oldu&#287;unu sand&#305;&#287;&#305;n kad&#305;n da de&#287;ilsin. 

bir &#231;i&#231;ek al&#305;yorsun hi&#231; beklemedi&#287;in anda, &#246;nce g&#246;zlerin doluyor mutluluktan, sonra -sebepsizce- &#231;i&#231;e&#287;i geri veriyorsun. bir ba&#351;kas&#305; bir kad&#305;na &#231;i&#231;ek verdi&#287;inde g&#246;zlerin hasetle &#305;slan&#305;yor, a&#287;l&#305;yorsun.

sevmeyi biliyorsun, yaln&#305;z sevilmedi&#287;in anlarda. sen sevildi&#287;inde ise sevmek akl&#305;na gelmiyor, unutuyorsun.

olmayan h&#252;z&#252;nler yarat&#305;yorsun kendine uykusuz gecelerde, olabilecek mutluluklar&#305;n&#305; yast&#305;k alt&#305;nda sakl&#305;yorsun.

ah kad&#305;n'&#305;m, su kadar g&#252;zelsin bir bilsen, kay&#305;p &#351;ark&#305;lar kadar sihirlisin. belki bu y&#252;zden bir lanet ta&#351;&#305;yorsun peri kanatlar&#305;n&#305;n alt&#305;nda. 

a&#287;lamaktan &#351;i&#351;mi&#351; g&#246;zlerinin, mutsuz g&#252;l&#252;msemelerinin, tek sebebi asl&#305;nda sensin. 

i&#351;te bu y&#252;zden, seni sevemememin de, yaln&#305;z gecelerinin de, sahici olmayan a&#351;ks&#305;zl&#305;klar&#305;n&#305;n da tek faili, yine, ne yaz&#305;k ki, sensin..</description>
      <pubDate>Mon, 08 Sep 2008 19:29:10 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">2009011-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/2009011</link>
    </item>
    <item>
      <title>bilmez misin ki ermi&#351;li&#287;e giden en k&#305;sa yol g&#252;nahkarl&#305;ktan ge&#231;er? (*)</title>
      <description>ger&#231;ek olmayan hayatlar ya&#351;&#305;yoruz.

yaln&#305;zca k&#305;sa s&#252;reli art&#305;k haf&#305;zalar&#305;m&#305;z, gece ya&#351;ananlar&#305; g&#252;nd&#252;z hat&#305;rlam&#305;yoruz. bir r&#252;ya g&#246;r&#252;yoruz ve t&#252;m bildiklerimiz siliniyor akl&#305;m&#305;zdan. 

alkolle sar&#305;yoruz yaralar&#305;m&#305;z&#305; a&#287;ustos s&#305;caklar&#305;nda. 

nemden &#305;slanm&#305;&#351; bedenlerimizi, bir g&#252;n &#246;nce bilmedi&#287;imiz ba&#351;ka nemli bedenlerle birle&#351;tirirken g&#252;l&#252;ms&#252;yoruz, 

&#246;nce kendimizi, sonra ba&#351;kalar&#305;n&#305; aldat&#305;yoruz. ard&#305;ndan unutmaya &#231;al&#305;&#351;&#305;yoruz. 

hat&#305;rlad&#305;k&#231;a tekrarlanan bir d&#246;ng&#252; i&#231;erisinde, aynaya bakmaya korkarak ertesi sabah, geceleri kendi kan&#305;m&#305;z&#305; i&#231;iyoruz.

memnunuz ancak &#351;ikayet etmemize ra&#287;men, g&#252;naha ba&#287;&#305;ml&#305;y&#305;z &#231;&#252;nk&#252;, hat&#305;rlamak korkuturken bizi, belki de bilgele&#351;iyoruz fark&#305;na varmadan, kendimizden nefret ettik&#231;e. 

hat&#305;rlamaktan korkuyoruz. yaln&#305;z uyanmaktan korkuyoruz, a&#351;ktan korkuyoruz, sevece&#287;imiz biri ile hayat&#305; payla&#351;maktan korkuyoruz.

en &#231;ok kendimizden korkuyoruz.


(*) ba&#351;l&#305;k: hermann hesse, narziss ve goldmund</description>
      <pubDate>Sun, 17 Aug 2008 20:08:15 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1908986-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1908986</link>
    </item>
    <item>
      <title>sevi&#351;irken</title>
      <description>kap&#305; a&#231;&#305;k
merakl&#305; bir mum oday&#305; ayd&#305;nlat&#305;yor.
&#252;zerinde &#351;ehvetten dokunmu&#351; ince bir t&#252;l ta&#351;&#305;yorsun.

k&#305;rm&#305;z&#305; renk ojelerine tak&#305;l&#305;yor g&#246;z&#252;m,
davetkar bir ritmi var 
sa&#231;lar&#305;mda gezen parmaklar&#305;n&#305;n.

y&#252;z y&#252;zeyiz
yak&#305;n mesafeden &#351;ehla bak&#305;yorsun g&#246;z bebeklerime
ba&#351;&#305;m&#305;za gelecekleri bilen bir haylazl&#305;kla
g&#252;l&#252;ms&#252;yoruz, 
&#351;eytan parmak u&#231;lar&#305;nda odaya giriyor.

&#252;zerine e&#287;iliyorum usulca
dudaklar&#305;mla dudaklar&#305;n&#305; kavr&#305;yorum
yaz s&#305;ca&#287;&#305;nda kurumu&#351; dudaklar&#305;m&#305;z birbirlerini yaral&#305;yor
ellerin y&#252;z&#252;mde dola&#351;&#305;yor.

&#252;zerindeki t&#252;lden kurtar&#305;yorum seni
&#231;i&#231;ek gibi a&#231;&#305;yorsun.
bir mabed kadar gizemlisin,
babil bah&#231;eleri kadar bereketli.

bir t&#252;ts&#252; k&#305;vrakl&#305;&#287;&#305;nda
kokun odaya yay&#305;l&#305;yor
i&#231;ime &#231;ekmeye ba&#351;l&#305;yorum seni,
sen beni &#231;ekmeden ruhuna.

iki iken bir oluyoruz sonra,
geceyi sar&#305;yoruz kollar&#305;m&#305;zla
nefeslerimizle konu&#351;urken
ate&#351; titriyor
g&#246;lgelerimiz duvarda tango uyumunda.

terle kapl&#305; bir yataktay&#305;z
solu&#287;undan anl&#305;yorum depremin geli&#351;ini.
keskin bir &#231;&#305;&#287;l&#305;k kopuyor teninden,
saat duruyor
beynimde bir karadelik olu&#351;uyor.
konu&#351;madan
k&#305;p&#305;rdamadan
yere d&#252;&#351;m&#252;&#351; iki kozalak gibi
d&#252;&#351;&#252;yoruz yata&#287;a;
nefessiz.

tavana kitleniyor bak&#305;&#351;lar&#305;n,
yorgun, uzan&#305;yorsun
kolumun g&#246;&#287;s&#252;mle birle&#351;ti&#287;i yerde
ad&#305;m&#305; say&#305;kl&#305;yorsun.
</description>
      <pubDate>Wed, 16 Jul 2008 18:40:37 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1758028-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1758028</link>
    </item>
    <item>
      <title>gel</title>
      <description>etme
d&#246;nme s&#305;rt&#305;n&#305;
saklanma sokak &#305;&#351;&#305;klar&#305;n&#305;n alt&#305;nda
bak
yeniden do&#287;um veriyor kediler
kokuyor yeniden toprak k&#305;&#351; sonras&#305;
bir klarnet sesi var arnavut kald&#305;r&#305;ml&#305;
sokakta
g&#252;ne&#351; tepede
g&#246;lgeler k&#305;sa 
d&#252;&#351;ler her zamankinden daha uzun
kapama g&#246;zlerini
a&#231; kulaklar&#305;n&#305;
&#231;ocuklar ad&#305;n&#305; s&#246;ylemeye &#231;al&#305;&#351;&#305;yor
y&#252;r&#252;meye &#231;al&#305;&#351;&#305;rken d&#252;&#351;&#252;yorlar
onlar&#305;n dizleri
benim i&#231;im 
kabuk ba&#287;lad&#305; sensiz
bilirim
seversin yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305; 
her&#351;eyden &#231;ok
h&#252;z&#252;n de yak&#305;&#351;&#305;r ellerine
ki onlar d&#246;rt mevsim so&#287;uklar
ellerim olmadan
bir kristal gibisin &#351;imdi
gen&#231;li&#287;inin sonunda
seni ilk g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m kadar
g&#252;zelsin
hala benim de&#287;ilsin
hala y&#305;ld&#305;zlar kadar uzaks&#305;n
s&#246;ylenmemi&#351; &#351;ark&#305; kadar
g&#252;zelsin
gece kadar nerdesin
dur
saklanma art&#305;k
bak
her g&#252;n &#246;l&#252;yoruz biraz daha
bensiz
sensiz
a&#351;ks&#305;z
yaln&#305;z&#305;z sen olmadan
gel
ko&#351;arak gel art&#305;k
&#246;yle bir gel ki hem
kalbim dursun
kalemim yazmaz olsun
a&#231; kollar&#305;n&#305;
bak burday&#305;m i&#351;te
b&#305;rakt&#305;&#287;&#305;n yerde
ge&#231;mi&#351; kadar &#231;ocuk
anne kadar seven
bekletme 
duy art&#305;k sesimi
gel.




</description>
      <pubDate>Thu, 03 Jul 2008 21:21:40 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1700173-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1700173</link>
    </item>
    <item>
      <title>ad&#305;n yaz&#305;l&#305; bir &#246;l&#252;m ihbar&#305;</title>
      <description>..sonra eline &#252;zerinde ad&#305;n yaz&#305;l&#305; bir &#246;l&#252;m ihbar&#305; tutu&#351;tururlar.

&#246;nce g&#246;remezsin, sonra duyamazs&#305;n, ard&#305;ndan nefes alamazs&#305;n.

ger&#231;ek b&#252;k&#252;l&#252;r, anlams&#305;zla&#351;&#305;r.

tanr&#305;ya inanmayanlar i&#231;in &#246;l&#252;m sabah&#305; olmayan bir uykudur, korku duymazs&#305;n.

ma&#287;rur bir g&#252;l&#252;mseme kal&#305;r y&#252;z&#252;nde, bilirsin, her masal&#305;n bir sonu vard&#305;r.

ezeli de&#287;ilsindir, netekim ebedi de olmayacaks&#305;nd&#305;r.

sevdiklerinle g&#246;z g&#246;ze gelirsin sana ait olmayan beyaz boyal&#305; bir odada. uykuya dalmadan sahibine bakan bir kedi gibi bakars&#305;n onlara, g&#246;zlerini k&#305;rparak, anlams&#305;z bir ifadedir y&#252;z&#252;nde donup kalan. 

etraf&#305;ndaki herkes -sen de dahil- ne hissetti&#287;ini belli etmemek i&#231;in hayat&#305;n&#305;n oyununu &#231;&#305;karmaktad&#305;r; sahte ama iyi niyetli.

ne yapaca&#287;&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;n&#252;rs&#252;n, geri say&#305;m bekledi&#287;inden &#246;nce ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;r. bir sonraki mevsim &#231;ok ama &#231;ok uzaktad&#305;r.

&#252;z&#252;lmek, kendine ve ge&#231;mi&#351;inde ya&#351;ad&#305;klar&#305;na haks&#305;zl&#305;k olacakt&#305;r. hissizle&#351;mek ve anlamamazl&#305;ktan gelmek kal&#305;r elinde. 

zaman&#305; donduramayaca&#287;&#305;n i&#231;in d&#252;&#351;&#252;ncelerini ve hislerini dondurmak zorundas&#305;nd&#305;r. 

"bilmek, lanetlenmektir" s&#246;z&#252; gelir akl&#305;na ve hayat&#305;nda ilk kez bildi&#287;in i&#231;in mutsuzsundur.

gururun hala ayaktad&#305;r, korkular&#305;n kuyunu kazarken.

kendin i&#231;in &#252;z&#252;lmezsin ama kalanlar&#305; d&#252;&#351;&#252;nmek lodosta gemi yolculu&#287;u gibidir. i&#231;in kalkar, miden bulan&#305;r, sarar&#305;rs&#305;n.

&#305;srarla a&#287;lamazs&#305;n, ya&#351;ama ve &#246;l&#252;me inat. 

beklersin.

.

&#246;mr&#252;nden &#231;alan saatler, g&#252;nler ve haftalar ge&#231;er. 

matematik ger&#231;ektir, ikramiye &#231;&#305;kma ihtimali d&#252;&#351;&#252;kte olsa birileri hep bilet al&#305;r ve birileri hep kazan&#305;r.

bu sefer de b&#252;y&#252;k ikramiyeyi sen kazan&#305;rs&#305;n. birilerinin senin hayat&#305;n i&#231;in s&#246;yledikleri yanl&#305;&#351; &#231;&#305;kar, sinirinden sevinemezsin.

geri d&#246;nersin, ailenin &#231;ekti&#287;i azap d&#305;&#351;&#305;nda bi&#351;ey kalmaz akl&#305;nda ge&#231;mi&#351;e dair &#252;z&#252;lece&#287;in. 

ya da ac&#305;y&#305; hissetmemek gibi, &#246;yle oldu&#287;unu san&#305;rs&#305;n.

g&#252;&#231;l&#252; oldu&#287;unu san&#305;rs&#305;n, g&#252;&#231;l&#252;s&#252;nd&#252;r de. ama &#246;l&#252;m o kadar so&#287;uk ve ac&#305; bir ger&#231;ektir ki, yak&#305;n&#305;ndan ge&#231;mesi bile i&#231;inde bir yerleri senden al&#305;r, g&#246;t&#252;r&#252;r.

ya&#351;am&#305;n uzun olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; anlars&#305;n mesela. bekleyemezsin, insanlara zaman veremezsin. h&#305;zl&#305; karar verilmelidir her konuda, hemen ba&#351;lanmal&#305;d&#305;r ve ge&#231; olmadan t&#252;ketilmelidir.

hayata oldu&#287;u kadar kad&#305;nlara da tahamm&#252;l&#252;n azal&#305;r. 

parampar&#231;a a&#351;klar kal&#305;r gerinde umars&#305;zca bitirdi&#287;in ve ba&#351;lamam&#305;&#351; ili&#351;kiler.

ka&#231;t&#305;k&#231;a kovalan&#305;r hale gelirsin, umars&#305;zl&#305;k en g&#252;&#231;l&#252; afrodizyakt&#305;r ne istedi&#287;ini bilmeyen kad&#305;nlar i&#231;in.

kimi zamanda ka&#231;an&#305; kovalars&#305;n aptalca, her&#351;ey istedi&#287;in bi&#231;imde &#351;ekillenmelidir. sana hay&#305;r demek zaten kolay de&#287;ildir ve denmemelidir.

an&#305;lar&#305;n&#305; kar&#305;&#351;t&#305;rmya ba&#351;lars&#305;n sonra. hayat&#305;ndakiler art&#305;k yaln&#305;zca belirli bir zaman dilimine aittir. foto&#287;raf alb&#252;m&#252; gibi, yeni bir sayfa a&#231;&#305;ld&#305;&#287;&#305;nda eskiye ait olanlar havaya savrulur, kaybolur.

kendinle y&#252;zle&#351;mek istemezsin, en zor itiraflar yaln&#305;zken yap&#305;l&#305;r. 

y&#252;zle&#351;mek, ac&#305;d&#305;r, ac&#305;t&#305;r.

susars&#305;n.

bir sigara daha yak&#305;p, 

beklersin.
</description>
      <pubDate>Thu, 12 Jun 2008 00:24:36 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1597421-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1597421</link>
    </item>
    <item>
      <title>esmer bir geli&#351;in var..</title>
      <description>bulu&#351;mam&#305;za ad&#305;mlar kala
sana bak&#305;yorum.
esmer bir geli&#351;in var,
hani g&#252;mb&#252;r g&#252;mb&#252;r
sen y&#252;r&#252;rken durakta bekleyen emekli ihtiyar kay&#305;ts&#305;z kalam&#305;yor.
ad&#305;m gibi eminim,
elini tuttu&#287;umda t&#252;m &#351;ehrin beni &#246;ld&#252;resi geliyor.

&#305;slanaca&#287;&#305;m&#305;z&#305; bile bile
be&#351;ikta&#351;'ta &#231;ayc&#305;'da oturuyoruz,
has&#305;r taht&#305;ndan ku&#351;lara simit at&#305;yorsun,
mart&#305;lar ne kadar &#351;ansl&#305; olduklar&#305;n&#305;n fark&#305;nda,
ad&#305;n&#305; ba&#287;&#305;r&#305;yorlar.
kimse anlam&#305;yor dillerinden,
ben anl&#305;yorum

yeni demlenmi&#351; bir &#231;ay gibi t&#252;t&#252;yor kokun burnumda,
r&#252;zgar bug&#252;n hep benden yana esiyor.
sen &#252;sk&#252;dar'a bak&#305;yorsun g&#246;zlerini dikmi&#351;,
ben sana,
senin d&#305;&#351;&#305;nda herkes bana. 

bir vapur yana&#351;&#305;yor inceden,
yolcular halatlardan &#246;nce karaya atl&#305;yor.
"atlay&#305;p gidelim" demek istiyorum,
gururum a&#287;z&#305;m&#305; kapat&#305;yor.</description>
      <pubDate>Wed, 28 May 2008 21:49:49 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1529720-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1529720</link>
    </item>
    <item>
      <title>simyac&#305;</title>
      <description>konu&#351; benimle simyac&#305;, 
denizin ayaklar&#305;m&#305;za s&#305;&#231;rad&#305;&#287;&#305; esintili bir istanbul gecesinde.

ya&#351;anm&#305;&#351; ve ya&#351;anmam&#305;&#351; t&#252;m ac&#305;lar&#305;m&#305; verece&#287;im sana, vazge&#231;i&#351;lerimi, tekrar denemelerimi, pes etmemelerimi, diz &#252;st&#252;ne d&#252;&#351;&#252;&#351;lerimi, kabuk ba&#287;layan ama tekrar kanatt&#305;&#287;&#305;m t&#252;m yaralar&#305;m&#305;.

&#231;ocuklu&#287;umu verece&#287;im sonra, en korumas&#305;z oldu&#287;um y&#305;llar&#305;m&#305;, tek ger&#231;ek mesle&#287;imin g&#252;lmek oldu&#287;u g&#252;nleri, sevgi ars&#305;zl&#305;klar&#305;m&#305; sunaca&#287;&#305;m sana.

haf&#305;zamdaki t&#252;m a&#351;k kokular&#305;n&#305;, yasak bak&#305;&#351;lar&#305;, firar-i dokunu&#351;lar&#305; verece&#287;im sana. uzat&#305;rkan y&#252;z&#252;m&#252; senden ayr&#305; &#231;evirece&#287;im, istemesem de almal&#305;s&#305;n elimden.

anlat, diyece&#287;im. korkular&#305;m&#305; anlat, kad&#305;nlar&#305;m&#305; anlat, neden geceleri ya&#351;amak istedi&#287;imi anlat, bana ne istedi&#287;imi anlat.

kimsenin itiraf etmeyece&#287;i gibi itiraf edece&#287;im sana, sorunun &#231;o&#287;unun asl&#305;nda bende oldu&#287;unu.

lastik kunduralar&#305; ile g&#252;ne&#351;te kavrulmu&#351; di&#351;siz &#231;ocuklar&#305;n g&#252;l&#252;&#351;lerini isteyece&#287;im senden. bir sahil kasabas&#305;nda saatlerce denizden bal&#305;k bekleyen ve hayattan ba&#351;ka hi&#231;bir iste&#287;i olmayan ya&#351;l&#305; bal&#305;k&#231;&#305;n&#305;n huzurunu isteyece&#287;im. g&#252;l&#252;&#351;&#252;nde teredd&#252;t olmayan ve ekme&#287;ini kendi pi&#351;iren k&#246;yl&#252;lerin toklu&#287;unu ver bana diyerek sar&#305;laca&#287;&#305;m ellerine.

kalp k&#305;r&#305;kl&#305;klar&#305;mdan bir desen yapman&#305; isteyece&#287;im senden, g&#246;zlerimden s&#305;zan kan k&#305;rm&#305;z&#305;s&#305;ndan bir g&#252;l.

gitme iste&#287;i ver bu kentten diyece&#287;im sana. 

s&#252;r beni diyece&#287;im kalabal&#305;klardan, sessizli&#287;i sevme yetisi ver bana. 

...bana, beni geri ver.

.


&#231;&#252;nk&#252; 

ben

do&#287;madan 

b&#252;y&#252;d&#252;m,

ya&#351;lanmadan 

&#246;ld&#252;m.</description>
      <pubDate>Thu, 22 May 2008 22:37:32 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1502480-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1502480</link>
    </item>
    <item>
      <title>ger&#231;e&#287;i b&#252;kmek...</title>
      <description>ger&#231;e&#287;in fark&#305;na varmak ve mevcut durumu kabul etmemek bir se&#231;enek olmal&#305;, bize ait bir ""tercih hakk&#305;"".

sunulan se&#231;eneklerden hi&#231;birini i&#351;aretlememek, anlamamazl&#305;ktan gelmek kimi zaman en ""sahici"" tav&#305;r.

reddetme hakk&#305;n&#305; kullanmak gibi: soka&#287;a &#231;&#305;kma diye emredenleri, cinsiyet de&#287;i&#351;tirmek istedi&#287;inde kar&#351;&#305; &#231;&#305;kanlar&#305;, sava&#351;a &#231;a&#287;&#305;ranlar&#305; reddebilmek.

&#246;&#287;le uykusunu reddetmek mesela ya da bo&#351; oy vermek; benim istedi&#287;im d&#252;nyay&#305; sizin yaratamayaca&#287;&#305;n&#305;zdan eminim demek.

d&#305;&#351; sebeplerden ba&#287;&#305;ms&#305;z kendi ger&#231;e&#287;ini yaratabilmek:
""balonun pe&#351;inden atlamak"" gibi.

""intihar etmek"" bize sorulmadan verilen hayat&#305; iade etmek asl&#305;nda; &#252;st&#252; kals&#305;n diyebilmek.

toplum m&#252;hendisleri elleri ile &#231;amura &#351;ekil verir gibi kurallar&#305;, dini, yasalar&#305;, hayat&#305;m&#305;z&#305; yeniden &#351;ekillendirirken tezgaha tekme atabilmek.

ya da yolda y&#252;r&#252;rken ba&#287;&#305;rarak &#351;ark&#305; s&#246;ylemeye ba&#351;layabilmek.

.


delilerin yapt&#305;klar&#305;n&#305; anlayabilmek i&#231;in en ba&#351;tan t&#252;m alg&#305; matemati&#287;ine yeniden ba&#351;lamam&#305;z gerekiyor. 

ger&#231;e&#287;i e&#287;ip b&#252;kt&#252;kleri i&#231;in onlar&#305;n g&#246;rd&#252;klerini biz ""ayn&#305;"" bi&#231;imde g&#246;remiyoruz. onlar bizim duyduklar&#305;m&#305;zdan farkl&#305; notalar, sesler, ritimler duyuyorlar.

onlara deli deme c&#252;rretini g&#246;sterebilmemizin tek sebebi ise bizim ""&#231;o&#287;unluk"" olmam&#305;z ve her &#231;o&#287;unluk gibi bize ait olmayanlar&#305; yok saymam&#305;z.

bir tercih hakk&#305; olarak ""delilik"" haklar&#305;n&#305; kullan&#305;yor olmalar&#305; ve farkl&#305; bir paralel evrende hayat&#305; yeniden tan&#305;mlamalar&#305; bizim i&#231;in tamamen ihtimal d&#305;&#351;&#305; bir durum. yan&#305;l&#305;yor olma &#351;ans&#305;m&#305;z ise -bizim a&#231;&#305;m&#305;zdan- kesinlikle yok.

ne g&#246;rd&#252;klerini bilemesek de -en az&#305;ndan- &#231;o&#287;unun bizden daha mutlu oldu&#287;unu biliyoruz; 

bence onlar&#305; k&#305;skanmak i&#231;in ""yeterli"" bir sebep.


</description>
      <pubDate>Mon, 19 May 2008 18:34:31 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1485110-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1485110</link>
    </item>
    <item>
      <title>&#305;slak bir yaz ge&#231;iyor avu&#231;lar&#305;mdan..(*)</title>
      <description>tepemizde bir fan d&#246;n&#252;yor, istanbul kadar nemli odada iki tane kan m&#252;ptelas&#305; sivrisinek u&#287;ulduyor, tv her daim a&#231;&#305;k, &#252;&#231;&#252;nc&#252; s&#305;n&#305;f bir cinayet filminin k&#252;fl&#252; dublajlar&#305; duyuluyor. uyurken bile bir sesin oldu&#287;unu duyman laz&#305;m, &#231;ocuklu&#287;una ait anlatmad&#305;&#287;&#305;n s&#305;rlar&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;n&#252;yorum, g&#252;ne&#351; do&#287;uyor.

g&#246;&#287;s&#252;mede uyuyorsun, parmaklar&#305;n kaburgalar&#305;mda, uyurken ka&#231;&#305;yorsun birilerinden, t&#305;rnaklar&#305;n&#305; etime bat&#305;r&#305;yorsun.

neden burday&#305;z, neden benimlesin, ne zaman gideceksin, bana senden bir&#351;eyler b&#305;rak&#305;rm&#305;s&#305;n odada her zamanki dalg&#305;nl&#305;&#287;&#305;nla giderken yoksa ben seni koklamak i&#231;in yast&#305;&#287;&#305;n&#305; yan&#305;mda m&#305; gezdirece&#287;im yaz boyunca.

uyan&#305;yorsun sessizce, h&#305;r&#305;lt&#305; var ci&#287;erlerinde, katran konu&#351;uyor senden &#246;nce, su istiyorsun, zevkle itaat ediyorum.

geri d&#246;n&#252;yorum yata&#287;a, ay&#305;lam&#305;yorsun s&#305;caktan, ben sen yan&#305;mdayken zaten hi&#231; uyuyam&#305;yorum t&#252;m gece sevi&#351;memi&#351;sek, s&#305;ca&#287;a ra&#287;men tekrar sar&#305;l&#305;yorsun. kedi yavrusu gibi uyuyorsun, sana bak&#305;yorum, y&#252;z&#252;n&#252; inceliyorum, bu masumiyetlin bana bu kadar ac&#305;y&#305; nas&#305;l verdi&#287;ini anlamaya &#231;al&#305;&#351;&#305;yorum.

ellerin ba&#351;ka g&#246;zlerin ba&#351;ka s&#246;zlerin ba&#351;ka dudaklar&#305;n ba&#351;ka konu&#351;uyor. yan&#305;mdan ayr&#305;ld&#305;&#287;&#305;nda, benden ayr&#305;l&#305;p onunla yataca&#287;&#305;n fikrin beni delirtiyor, odan&#305;n tavan&#305;na kendimi asarsam karde&#351;im &#231;ok &#252;z&#252;l&#252;r m&#252; diye d&#252;&#351;&#252;n&#252;yorum, akl&#305;m&#305; ka&#231;&#305;rmamak i&#231;in daha s&#305;k&#305; sar&#305;l&#305;yorum sana.

tekrar uyan&#305;yorsun, sevi&#351;meye ba&#351;l&#305;yoruz, sabah sevi&#351;meyi seviyorsun, ben sabah olan hi&#231; bir&#351;eyi sevmiyorum. usulca &#246;p&#252;&#351;meye ba&#351;l&#305;yoruz sabah kokan a&#287;&#305;zlar&#305;m&#305;zla. t&#305;rman&#305;yorsun hemen &#252;zerime, &#246;nsevi&#351;emeyecek kadar ac&#305;km&#305;&#351;s&#305;n t&#252;m gece, sorgusuz i&#231;ine giriyorum.

-o kadar iyi sevi&#351;meliyim ki seninle, bir daha esas adam&#305; hi&#231; hat&#305;rlamamal&#305;s&#305;n. orgazm olurken o kadar kas&#305;lmal&#305;s&#305;n ki, onu hat&#305;rlaman&#305; sa&#287;layacak t&#252;m beyin h&#252;crelerin &#246;lmeli, aptalla&#351;m&#305;&#351; bir mumya gibi yaln&#305;zca ad&#305;m&#305; anmal&#305;s&#305;n.-

sana k&#305;zam&#305;yorum, kendi tercihlerimi ya&#351;&#305;yorum, &#252;zerimdeyken boynuma sar&#305;l&#305;yorsun, yakla&#351;&#305;yorsun, kas&#305;lmandan anl&#305;yorum, kula&#287;&#305;m&#305; &#305;s&#305;r&#305;yorsun, koparmandan korkmuyorum.

-yan odadan duyarlar m&#305; bizi diye d&#252;&#351;&#252;n&#252;yorum, "tutkulu sevgililer, ne de olsa gen&#231;ler i&#351;te, ne de yak&#305;&#351;&#305;yorar birbirlerine" diye d&#252;&#351;&#252;ns&#252;nler istiyorum, en az&#305;ndan yan odadakiler bizi sevgili sans&#305;nlar, senin ba&#351;kas&#305;na ait oldu&#287;unu bilmesinler, h&#252;z&#252;ns&#252;z g&#246;zlerle bakmazsam onlara sen gitti&#287;inde, asla anlayamazlar, seni sevgilim san&#305;rlar.-

itiraf edemiyorum seni sevdi&#287;imi sana, kazananlar hep giderler biliyorum, sen gitme istiyorum, akl&#305;ma kalbini k&#305;rd&#305;&#287;&#305;m i&#231;in benden vazge&#231;emeyen kad&#305;nlar geliyor, dilin bo&#287;az&#305;ma de&#287;iyor.

g&#246;z g&#246;ze geliyoruz, sevi&#351;irken bana bakan kocaman g&#246;zlerini, &#351;arap k&#305;rm&#305;z&#305;s&#305; yanaklar&#305;n&#305;, ayn&#305; y&#252;z&#252; benden ba&#351;kas&#305; ile payla&#351;t&#305;&#287;&#305;m&#305; d&#252;&#351;&#252;n&#252;yorum, &#246;nce seni sonra kendimi vurup gazetelerin &#252;&#231;&#252;nc&#252; sayfas&#305;na &#231;&#305;kmak istiyorum. aileme sorarlarsa "neden b&#246;yle oldu" diye, "&#231;ok sevmi&#351;" derler mi diye bilmek istiyorum.

kas&#305;l&#305;yorsun, beni i&#231;ine hapsederek inliyorsun.

insanl&#305;ktan &#231;&#305;k&#305;yoruz bir s&#252;reli&#287;ine el ele, evrimde geri d&#246;n&#252;yoruz. okudu&#287;umuz okullar&#305;, toplum kurallar&#305;n&#305;, insana ait olan her&#351;eyi bir kenara koyup hayvanla&#351;&#305;yoruz. a&#287;z&#305;ndan k&#246;p&#252;kler &#231;&#305;k&#305;yor, ben kurt gibi uluyorum, aslan gibi k&#252;kr&#252;yorum. birazdan bunlar&#305;n hi&#231;biri olmam&#305;&#351; gibi beraber corn flakes yiyece&#287;iz s&#252;t kat&#305;p i&#231;ine, poitikadan &#351;iirden bahsedece&#287;iz, iki insan gibi.

&#252;zerime y&#305;&#287;&#305;l&#305;yorsun, ayn&#305; nefesi al&#305;yoruz art&#305;k, g&#246;&#287;s&#252;mde inip kalk&#305;yorsun, ter i&#231;indeyiz, sigara i&#231;memiz gerekiyor.

.

"uzan&#305;yorum ellerine, 
i&#231;imde bir &#231;&#305;&#287;l&#305;k kopuyor.
yans&#305;yor y&#252;z&#252;n aynada,
sokakta bir fahi&#351;e &#246;l&#252;yor"

.


"&#305;slak bir yaz ge&#231;iyor avu&#231;lar&#305;mdan.." ba&#351;l&#305;&#287;&#305; y.erdo&#287;an'dan al&#305;nm&#305;&#351;t&#305;r.(*)

</description>
      <pubDate>Sat, 17 May 2008 21:00:57 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1477146-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1477146</link>
    </item>
    <item>
      <title>arnavut kald&#305;r&#305;m</title>
      <description>geli&#351;in g&#252;l kurusu gibi kokard&#305;,
gidi&#351;in deprem gibi.

g&#246;zlerinde sal&#305;ncak kurmak istedi&#287;im zamanlard&#305;,
gen&#231; bile de&#287;ildik san&#305;r&#305;m ilk tan&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305;m&#305;zda.
el yordam&#305;yla hayat&#305;n&#305; tan&#305;maya &#231;al&#305;&#351;&#305;yorduk,
elin elime de&#287;di&#287;inde,
yolun yordam&#305;m oluyordu.

taht&#305;ravellinin bir ucunda sen
d&#287;erinde kalbim vard&#305;.
ikimizin ayaklar&#305; yere ayn&#305; anda basm&#305;yordu.

duru&#351;un yunan&#305;n heykelleri gibiydi,
ye&#351;il g&#246;zlerine parmaklar&#305;mla yaz&#305;lar yaz&#305;yordum.
bana bakt&#305;&#287;&#305;nda,
her &#246;l&#252;ml&#252; gibi &#246;n&#252;nde diz &#231;&#246;k&#252;yordum,

g&#252;l&#252;&#351;&#252;n bir &#231;i&#231;e&#287;i a&#231;arken izlemek gibiydi, 
yeni a&#231;an bir han&#305;meliyi koklamak
g&#246;zlerine bakmadan eksikti.

yaln&#305;z senin g&#252;ld&#252;&#287;&#252;n anlar,
tanr&#305;ya inan&#305;yordum.

beyaz kirlenmemi&#351;ti hen&#252;z,
aya ve y&#305;ld&#305;za z&#305;playarak dokunuruz san&#305;yorduk.
&#231;ocuktuk,
bilmiyorduk,
anlam&#305;yorduk,

nice ate&#351;lerde yand&#305;m seninle,
nice sularda bo&#287;uldum.

kadehin dibinde &#246;l&#252;m vard&#305;,
yaln&#305;z onu tadamad&#305;m k&#252;&#231;&#252;k ellerinden.

y&#305;llar ge&#231;ti,
olmayaca&#287;&#305;m&#305;z&#305; sand&#305;&#287;&#305;m&#305;z insanlara d&#246;nd&#252;k sonra yava&#351;&#231;a,
kazand&#305;&#287;&#305;m&#305;z&#305; sanarken hep kaybettik belki de.

mevsimler eksik kald&#305; sen gitti&#287;inden beri,
kavruk bir pazar ak&#351;am&#305;
arnavut kald&#305;r&#305;m&#305;nda kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;m ya&#351;ayan &#246;l&#252;nle,

art&#305;k &#231;ocuk de&#287;ildik,
biliyorduk,
anl&#305;yorduk,
sen, sevilmenin de&#287;erini,
ben, sevmenin g&#252;zelli&#287;ini.

art&#305;k sana kimse ben gibi a&#351;&#305;k olmayacak,
ve ben kimseye sen kadar yazamayaca&#287;&#305;m.

.

geli&#351;in g&#252;l kurusu gibi kokard&#305;,
gidi&#351;in deprem gibi.




.

.
</description>
      <pubDate>Thu, 15 May 2008 22:40:01 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1467928-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1467928</link>
    </item>
    <item>
      <title>tek inanani olan bir tanriya taptim..(*)</title>
      <description>senden sonra kan var b&#252;t&#252;n kelimelerin alt&#305;nda.
ac&#305;n&#305;n kokusunu ilk kez duyuyorum,
yoklu&#287;un tenimi yak&#305;yor.

d&#252;&#351;&#252;mde sen,
parmaklar&#305;nla dokunurken sa&#231;lar&#305;ma,
ad&#305;n&#305; f&#305;s&#305;ld&#305;yor ellerim.

karanl&#305;ktan tiz bir sur borusu duyuluyor,
g&#246;zlerim falta&#351;&#305; sana bak&#305;yor.

bu gece nerdeysen sen,
mabedim oras&#305; benim.


gidi&#351;in,

mah&#351;erin di&#287;er ad&#305;,

varl&#305;&#287;&#305;n,

sakl&#305; bir kentin t&#305;n&#305;s&#305;.

.


(*)souljam taraf&#305;ndan yaz&#305;lm&#305;&#351; pasta adl&#305; &#351;iirde yeralan "tek inanan&#305; olan bir tanr&#305;ya tapt&#305;m" s&#246;z&#252;ne ithafen yaz&#305;lm&#351;t&#305;r.
http://sevdasizhayat.blogdrive.com/archive/209.html adresinden &#351;iirin tamam&#305;na ula&#351;&#305;labilir.</description>
      <pubDate>Wed, 14 May 2008 18:14:20 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1460611-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1460611</link>
    </item>
    <item>
      <title>audaces fortuna juvat (*)</title>
      <description>her sabah uyand&#305;&#287;&#305;m&#305;zda, aya&#287;&#305;m&#305;z&#305; bast&#305;&#287;&#305;m&#305;z yerin var oldu&#287;unu bildi&#287;imiz i&#231;in yataktan &#231;&#305;k&#305;yoruz.(**)

yata&#287;&#305;n d&#305;&#351;&#305;nda bir hi&#231;lik oldu&#287;unu varsayd&#305;&#287;&#305;m&#305;z anda hareket etmek i&#231;in bir sebebimiz kalm&#305;yor.

bilmek, g&#252;ven veriyor.

yapabilece&#287;imizi bilmek ise hayal etti&#287;imizin ger&#231;e&#287;e d&#246;n&#252;&#351;mesinde ilk ad&#305;m&#305; olu&#351;turuyor.

yapamayaca&#287;&#305;m&#305;z&#305; d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;m&#252;z anda yapabilme ihtimallerimiz tamamen ortadan kalk&#305;yor.

kendine inanmayan a&#351;&#305;k her zaman reddediliyor, ikramiyenin kendisine &#231;&#305;kaca&#287;&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nmedi&#287;i i&#231;in bilet almayan ki&#351;i asla ikramiyenin sahibi olam&#305;yor.

kurallar&#305; basit ve mutlu olman&#305;n her zaman m&#252;mk&#252;n oldu&#287;u bu hayatta kendisine inanmayanlar hep d&#305;&#351;arda kal&#305;yor.

&#351;ans teriminin g&#252;zellemesini yapmak ise hep kaybedenlere d&#252;&#351;&#252;yor.

ingiltere'de e&#351;cinsel oldu&#287;u iddialar&#305; y&#252;z&#252;nden parlementodan &#231;&#305;kart&#305;lan ve geri d&#246;nen bir se&#231;ilmi&#351;in ilk g&#252;n&#252;nde yapt&#305;&#287;&#305; meydan okuyan konu&#351;mas&#305; beklenmedik &#351;ekilde ilham veriyor:

"I am a fighter, not a quitter"(***)

tecr&#252;benin ve ya&#351;anm&#305;&#351;l&#305;&#287;&#305;n getirdi&#287;i olmaz'lara 
-yeniden ve yeniden- 
kulak asmayan bir &#231;ocuk gibi ya&#351;amak gerekiyor.

hayatta da, a&#351;kta da..








(*) &#351;ans cesareti olanlara g&#252;ler.
(**) down the rabbit hole.
(***) t&#252;rk&#231;e'ye &#231;evrildi&#287;inde nispeten anlam&#305;n&#305; kaybediyor:
ben bir sava&#351;&#231;&#305;y&#305;m, pes eden biri de&#287;il.</description>
      <pubDate>Tue, 13 May 2008 23:05:12 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1456939-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1456939</link>
    </item>
    <item>
      <title>san'ki</title>
      <description>sanki yokmu&#351;um, asl&#305;nda ya&#351;an&#305;lanlar&#305;n hi&#231;biri ya&#351;anmam&#305;&#351; ve ben asl&#305;nda bahsi ge&#231;en zaman dilimlerinde orada de&#287;ilmi&#351;im.

sanki hi&#231; sevmemi&#351;im, sanki hi&#231; sevilmemi&#351;im, haf&#305;zam kay&#305;t yetisi olmayan bir kaset &#231;alarm&#305;&#351;, hayat &#231;alarm&#305;&#351;, ben dinlermi&#351;im, hayat zaman&#305;mdan &#231;alarm&#305;&#351;, ben ya&#351;lan&#305;rm&#305;&#351;&#305;m.

do&#287;ru dediklerinin hepsi yanl&#305;&#351;m&#305;&#351; sanki, oyunlar&#305;n hepsinde asl&#305;nda hile varm&#305;&#351; ve ben y&#305;llarca farkedememi&#351;im, kazand&#305;&#287;&#305;m&#305; sanarken kaybetmi&#351;im, kaybetti&#287;imi sanarken kazanm&#305;&#351;&#305;m. sanki hen&#252;z kazanmak ve kaybetmek denen iki kelimenin anlam&#305;n&#305; bile &#246;&#287;renememi&#351;im.

a&#351;k yokmu&#351; mesela, kad&#305;nlar a&#351;&#305;k olmay&#305; unuturmu&#351; bir zaman sonra, ya&#351;l&#305; erkekler ve kad&#305;nlar sevemeyecek kadar ta&#351; kalpliymi&#351;, gen&#231; kad&#305;nlar ve erkekler ise sevmeyi hi&#231; &#246;&#287;renememi&#351;.
 
sanki, a&#351;k, i&#231;imizde, kendimizle oynad&#305;&#287;&#305;m&#305;z bir tiyatroymu&#351;.

kalbim yokmu&#351; ya da varm&#305;&#351; ama ta&#351;la&#351;m&#305;&#351; ben anlamadan, a&#287;&#305;r a&#287;&#305;r.

t&#252;m h&#305;rs&#305;m&#305; yazarak &#231;&#305;kar&#305;rmaya &#231;al&#305;&#351;&#305;rm&#305;&#351;&#305;m sanki ya da yazd&#305;k&#231;a yeniden tan&#305;yabilirmi&#351;im kendimi, asl&#305;nda her yazan ayn&#305; sebeple yazarm&#305;&#351;, i&#351;in asl&#305; kendimize yabanc&#305;yken hayat&#305; &#231;&#246;zd&#252;&#287;&#252;n&#252; sanmak sanalm&#305;&#351;.

sanki asl&#305;nda her koku birbirinin ayn&#305;ym&#305;&#351;, maskeler de&#287;i&#351;se de i&#231;indeki g&#246;zler ayn&#305;ym&#305;&#351;, farkl&#305; saatlerde oturup &#231;ay i&#231;en bir kafenin m&#252;davimleri gibi y&#252;zler de&#287;i&#351;se de sesler hep ayn&#305;ym&#305;&#351;. biri gidermi&#351;, di&#287;eri gelirmi&#351;.

sanki ger&#231;ekten &#231;i&#287; s&#252;t emmi&#351;iz ve masum de&#287;ilmi&#351;iz hi&#231;birimiz, bir bebe&#287;in anlams&#305;z g&#252;l&#252;msemesi gibi sebepsizmi&#351; d&#252;nya ve biz yine, yeniden, yaln&#305;zm&#305;&#351;&#305;z.

sanki hep bir yerlerde hata yapm&#305;&#351;&#305;z ama kur&#351;un kalemle yazmad&#305;&#287;&#305;m&#305;zdan silmek &#231;ok zormu&#351;, &#231;ok k&#305;rm&#305;&#351;&#305;z, &#231;ok k&#305;r&#305;lm&#305;&#351;&#305;z ama sonu&#231; hep ayn&#305;ym&#305;&#351;.
</description>
      <pubDate>Mon, 10 Dec 2007 20:38:03 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1015572-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>I am not impressed</author>
      <link>http://i-am-not-impressed.sosyomat.com/blog/1015572</link>
    </item>
  </channel>
</rss>
